Kanal tedavisi, çoğu hastanın düşündüğü gibi ağrılı bir işlem olmak zorunda değildir. Tedavi sırasında diş ve çevresi lokal anestezi ile uyuşturulduğu için genellikle ağrı hissedilmez

Kanal tedavisi, dişin iç kısmında bulunan sinir ve damar dokusunun iltihaplanması veya enfekte olması durumunda uygulanan, doğal dişi ağızda tutmayı amaçlayan önemli bir diş tedavisidir. Hastaların kanal tedavisiyle ilgili en sık sorduğu soruların başında ise “Kanal tedavisi ağrılı bir işlem mi?” sorusu gelir.
Kanal tedavisi çoğu hastanın düşündüğü gibi şiddetli ağrıya neden olan bir işlem değildir. Tedavi öncesinde diş ve çevresi lokal anestezi ile uyuşturulduğu için işlem sırasında genellikle ağrı hissedilmez. Hastalar tedavi sırasında daha çok hafif bir baskı, titreşim veya kullanılan cihazların sesini duyabilir. Bu nedenle kanal tedavisi, doğru teknikler ve uygun anestezi uygulamasıyla konforlu bir şekilde gerçekleştirilebilir.
Cafediş Kayseri’de kanal tedavileri, hastalarımızın konforu gözetilerek ve dişin mümkün olduğunca uzun süre ağızda tutulması hedeflenerek planlanır. Doç. Dr. Fatih Aksoy, Dt. Ramazan Baştuğ ve Dt. Nefise Bayrak, kanal tedavisi ihtiyacı bulunan hastalarımıza hizmet vermektedir.
Kanal tedavisine başlamadan önce diş hekimi tarafından tedavi edilecek bölge lokal anestezi ile uyuşturulur. Anestezinin etkisi tamamen oluştuktan sonra işleme başlanır. Bu sayede dişin içindeki iltihaplı veya enfekte dokular temizlenirken hasta çoğunlukla ağrı hissetmez.
Tedavi sırasında şu hisler yaşanabilir:
Diş ve çevresinde uyuşukluk,
Kullanılan cihazlara bağlı titreşim,
Hafif baskı veya basınç hissi,
Ağız içinde işlem yapıldığına dair hafif rahatsızlık,
Aletlerin çıkardığı sesler.
Bu hisler genellikle ağrı olarak değerlendirilmez. Bununla birlikte her hastanın ağrı eşiği ve dişin mevcut durumu birbirinden farklıdır. Tedavi sırasında herhangi bir ağrı hissederseniz bunu hekiminize bildirmeniz önemlidir. Hekiminiz gerekli gördüğü takdirde ek anestezi uygulayarak tedavinin daha konforlu şekilde devam etmesini sağlayabilir.
Kanal tedavisinin kendisinden çok, tedaviye ihtiyaç duyulmasına neden olan diş problemi ağrıya yol açar. Dişin iç kısmında bulunan sinir dokusu; derin çürük, diş çatlağı, kırık, travma veya tekrarlayan diş işlemleri nedeniyle zarar görebilir. Bu durum dişin içinde iltihaplanmaya veya enfeksiyona neden olabilir.
Kanal tedavisi gerektiren dişlerde şu belirtiler görülebilir:
Bu belirtiler her zaman kanal tedavisi gerektiği anlamına gelmeyebilir. Kesin teşhis için diş hekiminin muayenesi ve gerekli durumlarda radyolojik değerlendirme yapılması gerekir.
Kanal tedavisi sonrasında dişte bir süre hafif ağrı, sızı veya hassasiyet yaşanması normal kabul edilebilir. Bunun nedeni, tedavi sırasında dişin içindeki dokuların temizlenmesi ve kök çevresindeki dokuların işlemden etkilenmesidir. Özellikle tedavi öncesinde dişte yoğun bir enfeksiyon veya iltihap bulunuyorsa, iyileşme sürecinde kısa süreli hassasiyet görülebilir.
Tedaviden sonraki ilk birkaç gün içinde şu şikâyetler ortaya çıkabilir:
Hafif sızı,
Çiğneme sırasında hassasiyet,
Dişe basıldığında baskı hissi,
Diş çevresinde hafif rahatsızlık,
Sıcak veya soğuğa karşı geçici hassasiyet.
Bu şikâyetler çoğunlukla gün geçtikçe azalır. Hekiminiz gerekli görürse size uygun bir ağrı kesici önerebilir. Ancak hekiminizin tavsiyesi olmadan ilaç kullanmamanız önemlidir.

Kanal tedavisinden sonra hafif ve geçici hassasiyet normal olabilir. Ancak ağrının çok şiddetli olması, giderek artması veya uzun süre devam etmesi durumunda mutlaka tedaviyi yapan hekime başvurulmalıdır.
Aşağıdaki durumlarda kontrol randevusu almanız gerekir:
Ağrı birkaç gün içinde azalmıyorsa,
Ağrı giderek şiddetleniyorsa,
Gece uykudan uyandıran ağrı varsa,
Dişte belirgin şişlik oluşmuşsa,
Diş etinde iltihap veya akıntı görülüyorsa,
Ateş veya genel halsizlik gibi belirtiler varsa,
Tedaviden haftalar ya da aylar sonra aynı dişte yeniden ağrı başladıysa,
Diş üzerine basmakta zorlanıyorsanız.
Bu belirtiler, dişin iyileşme sürecinin beklenenden farklı ilerlediğini gösterebilir. Kanalın yapısı, dişteki enfeksiyonun boyutu, dolgunun durumu, dişin çatlak veya kırık olup olmadığı gibi birçok faktör tedavi sonrasındaki süreci etkileyebilir. Bu nedenle devam eden ağrılarda kendi kendine geçmesini beklemek yerine diş hekiminizden destek almanız gerekir.
Her dişin anatomik yapısı birbirinden farklıdır. Bazı dişlerde tek ve düz bir kanal bulunurken, bazı dişlerde birden fazla, dar, kıvrımlı veya ulaşılması zor kanallar olabilir. Bu durum kanal tedavisinin süresini ve zorluk derecesini etkileyebilir.
Tedavinin süresini etkileyebilen faktörler arasında şunlar bulunur:
Dişteki kök kanalının sayısı,
Kök kanallarının dar veya kıvrımlı olması,
Dişteki çürüğün ilerleme düzeyi,
Enfeksiyonun yayılımı,
Dişin daha önce kanal tedavisi görüp görmediği,
Dişte kırık veya çatlak bulunması,
Dişin ağız içindeki konumu,
Hastanın ağız açıklığı ve tedaviye uyumu.
Bu nedenle kanal tedavisinin her hastada aynı sürede tamamlanması beklenmez. Bazı kanal tedavileri tek seansta tamamlanabilirken, enfeksiyonun daha ileri olduğu veya kanalların karmaşık yapıda bulunduğu durumlarda birden fazla seans gerekebilir.
Kanal tedavisi öncesinde uygulanan lokal anestezi iğnesi sırasında kısa süreli ve hafif bir batma hissi oluşabilir. Bu his genellikle birkaç saniye sürer. İğne korkusu veya diş hekimi kaygısı yaşayan hastalarımızın bu durumu tedavi öncesinde hekimleriyle paylaşmaları önemlidir.
Gerekli durumlarda iğne yapılacak bölgeye öncesinde yüzeysel anestezi sağlayan jel veya sprey uygulanabilir. Böylece iğne sırasında hissedilebilecek rahatsızlık azaltılabilir. Hekiminiz tedavi boyunca konforunuzu takip eder ve ihtiyaç duyduğunuzda işlemle ilgili bilgi verir.